İspanya- Barselona 2016

Eğer Barselona’ya ilk ziyaretin olacaksa, dönmek istemeyeceksin! Eskidikçe güzelleşen binaları, daracık sokakları, her köşesinde tapas yiyebileceğiniz bir şehir ve dahası… Seyahat amacım genellikle yeme-içme üzerine olduğu için, günün yaklaşık 10 saatini bir şeyler yiyerek geçirdim. 100 lerce çeşitte tapas, 10 larca çeşit paella, çeşit çeşit quesadillas’lar.. Eğer bir grup arkadaşınla birlikte gidiyorsan tercihin paylaşımlık tabaklar olmalı. Cipleri birbirinden farklı onlarca çeşitteki dip soslara batırmak oldukça eğlenceli!

Kaldığım bölge La Rabla. İstanbul-Taksimi andıran bir görüntüsü var. Tek farkı geniş yürüyüş yolunun heriki yanında araba yolu var. Mağazalar, restoranlar, dondurma yiyebileceğiniz küçük dükkanlar ve otellerle dolu bir cadde. Şimdiden uyarayım; eğer bu bölgede konaklayacaksanız otel seçimini yaparken kesinlikle cadde üstünde yapmayın. Sabah 8′e kadar eğlenen insanlar görevi gece dolaşmayan insanlara bırakıyor ve ses 24 saat devam etmiş oluyor. Paralel bir sokakta, caddeye 50 metre uzaklıkta bir otelde konaklarsanız uykunuzu gayet iyi bir şekilde alırsınız.

Şehrin yabancısı olacağınız için Barselona otobüs turu yapmanızı önemle tavsiye ederim. Çünkü, şehrin bilinmedik, ya da ulaşımını zor olan yerlerini böylelikle kolayca görebilirsiniz. Bilet fiyatları günlük 27 Avro, 2 günlük 36 avro. Size tavsiyem 2 günlük alın. Şehri mavi ve kırmızı olarak 2 hatta bölmüşler. 1 günlük bilet alıp koştur koştur gezmek hiç akılcı olamayacağından 2 günlük bilet alın ve üstü açık bu otobüsle püfür püfür şehri talan edin, çok seveceksiniz!

Çok sayıda turist ziyaretine uğrayan bu şehir oldukça kalabalık, yürümekte bazen zorluk bile çekebilirsiniz ama şehir sizi etkileyeceği için bunu çok fazla dert etmeyeceksiniz.

Şehrin haylaz bir mimarı varmış. İsmi Antoni Gaudi. İspanya’da Art Nouveau akımının öncüsü olan ünlü Katalan bir mimar. Barselona’nın en ünlü mimari eserlerinin yaratıcısıdır ve eserlerinin bir kaçını gördüm gerçekten etkileyici!. 25 Haziran 1852’de Katalonya’nın Reus kentinde doğmuş. Zenginler için lüks evlerde tasarladığı için paraya para demiyormuş. ama garibime tramway çarpmış. Hala yapımına devam edilen  Sagrada Familia kilisesi onun eserlerinden biri. Çizimi bitmesine rağmen arkadaşlar oyun hamuru gibi oynuyorlar. Olay tamamen hikaye. 100 yıldır nasıl bitiremezsiniz? çünkü kapıda bilet kesiliyor… yani olay duygusal, pazarlama tekniği işte. Gidenlerde tepedeki iki tane vinçten etkilenip hala bitiremediklerine inanıyor! Neyse kesinlikle görün ama vay be 100 yıldır devam ediyormuş demeyin! 

Şehrin 50 dakika kadar dışında gidilmesi gereken güzel yerlerden biriside Park Güell. Manzara ve atmosfer şahane. Burasıda Gaudi’nin şaheserlerinden bir tanesi. Giriş ücretsiz ama bir yere kadar. Balkonumsu bir yer var. Manzarası güzel ve tam fotograf çekmelik hatta selfie’lik. Gerekli mi, hayır! .

Park Güell den çıkıp yokuş aşşağıya doğru inen yol üstünde hediyelik eşya satan dükkanlardan kendinize bir şeyler alabilirsiniz.

 

Fırsat bulursanız bir günün öğleden sonrasını Barceloneta sahilinde geçirmelisiniz. Sahil şeridi, İstanbul- Şile sahilleri kadar kalabalık. Ama hiç rahatsız edici değil. Kimse kimseye bakmıyor, denize soğusun diye kimse karpuz koymuyor ve mangal dumanı kimse yakmadığı için üstünüze sinmiyor. Turist ve yerel halkın kaynaştığı, bambudan yapılmış kokteyl barların olduğu güzel bir sahil. Gidin!

Yolda yürürken Fernando Botera’ nın heykellerini gördüğünüzde şaşakalmayın. O her şeyin şişman halini heykelleştiren bir sanatçı. Hz. İsa ve Mona Lisa’ ya kadar pek çok kişinin şişman hallerini heykelleştirmiş. Ünlü heykellerindne bir tanesi de Botero Cat. Oldukça meşhur, denk geleceksinizdir.

Şehirde dolaşırken altından geçeceğiniz kemerlere/kapı dikkat! Bunlardan biri ünlü Arc de Triomf Kemeri/kapısı olabilir. 1888 de yapılmış etkileyici bir yapıt. Hemen altında uzaktan çekilmiş bir fotografınız muhakkak olmalı!

Teleferik’ e binebilirsiniz 3 avro.

Taksileri siyah, kapıları ve arka bagaj kısmları sarı renktedir. Binmek için el etmeniz yeterlidir :)

Şehir’i yürüyerek gezmek için yürümeyi tercih edecekseniz bunu free walking tur ile yapabilirsiniz. Arıza bir rehbere denk gelirseniz eğlence kaçınılmaz olacaktır! İngilizce ve İspanyolca anlatım yapılıyor.

Birazda park gezelim derseniz Ciutadella Park’ a gitmelisiniz. 19. yüzyılda inşa edilmiş keyifli bir yer. Fiskiyeli havuza ayaklarınızı sokmayın ama!

Eğer sıra yoksa Picasso’ nun müzesini de ziyaret edebilirsiniz.

Barselonanın pek çok yerinde ücretsiz wi-fi ‘dan internet erişi sağlayabilirsiniz. sırf biz instagram’ a, facebook’ a, snapchat’ e girelim diye yapmışlar sanırım, aferin!

He bu arada Sangria içmeyi de unutmayın. Dikkat edin, su gibi içmeyin çarpmasın :)

Seyahat ile aktaracaklarım bu kadar. yolculuğunuz sırasında işinize yaracak şekilde aktarmaya çalıştım. Ama orada yaşadıklarım anlatmakla olacak gibi değil, gidin!

Sevgiler.

 

DSCF2388 DSCF2394 DSCF2397 DSCF2407 DSCF2413 DSCF2418 DSCF2424 DSCF2430 DSCF2437 DSCF2441 DSCF2462 DSCF2476 DSCF2482 DSCF2483 DSCF2484 DSCF2488 DSCF2493 DSCF2505 DSCF2507 DSCF2514 DSCF2525 DSCF2531 DSCF2538 DSCF2545 DSCF2548 DSCF2559 DSCF2566 DSCF2581 DSCF2582 DSCF2584 taksiSevgiler.



Bir Cevap Yazın