İtalya Roma-Florance Mart 2016

 

Selam, güzel insan!

3 yıl öncesine, herşeyin başladığı yere, Roma’yı tekrar ziyaret ettim. Tıpkı ilk günkü kadar heyecan verici yolculuğum valizimi hazırlarken başlamıştı. Döneli birkaç gün olmasına rağmen heyecanım hala devam ediyor. Çünkü, yemek yediğim yerlerde, yemekler hakkında notlar aldım ve bu yemekleri daha pratik ve bizim ulaşabileceğimiz malzemeler ile pişirmeyi iple çekiyorum!

Hikayemi bilmiyorsan eğer; 3 yıl önce, yani 2013 yılının Mayıs ayının 15. gününde ilk defa yurt dışına çıkacaktım. Bu seyahat İtalya idi. Uçakta Skylife dergisinde 2 ihtiyar İtalyan chef’ in röportajı, bu röportajın içinde de bir yemek tarifi vardı ( fotograflı ) Kaldığım 4 gün boyunca malzemeler aklıma kazınmış bir şekilde eve döner dönmez pişirme arzusu içindeydin. Dün gibi aklımda; Enginar, patates, tavuk, biberiye, limon kabuğu, zeytinyağ, karabiber ve tuz. Makarna bile pişiremezken böyle bir yemek tarifini uygulamak kanımı dondurabilirdi. Öğle saatlerinde uçak Türkiye’ye indi. Ev’e gelmemle valizi atıp markete koşmam bir oldu. Mevsimi olmadığından enginarı konserve aldığımı anımsıyorum. Ev’e geldim ve hemen yemeği pişirdim. Fotografları telefonla çekiyordum ve Facebook’ taki kişisel hesabımda paylaşıyordum. Arkadaşlarım bir Facebook beğeni sayfası oluşturmam gerektiğini söyleyip duruyorlardı ki, çektiğim fotograflar ve yemeklerin görüntüsü o kadar da iyi değildi! Sonra bir sayfa açtım ve Pişirdiğim her yemeğin fotograflarını çekip sayfaya yükledim. Bir fotograf makinası alarak daha iyi fotograflar çekebileceğimi düşündüm. Araştırmadan etmeden bir teknoloji mağazasına gidip – yemek fotografı çekeceğim, bir makina istiyorum! dediğimi anımsıyorum. Tezgahtar bir makina verdi bana. özelliklerinden anlamam etmem! o günden beri sadece deklanşöre basıyorum :) İnternetten, dergide tarifini okuduğum şefleri araştırdım, buldum ve sanırım 5 binden fazla videolarını izledim. izlediğim yemeklerin çoğunu pişirdim. böylelikle daha iyi yemekler pişirmeye başladım. kendi tariflerimi oluşturdum. Bir instagram hesabı açtım. Oradan çok hızlı bir şekilde keşfedildim, sevildim.

Aslında yaşadıklarım, yazmakla bitiremeyecek kadar uzun olmasa da kısa bir özet geçtim.

Neden tekrar Roma- Floransa?

Yemek kültürlerini seviyorum! yenilikçi ya da ufacık şeylerden büyük tatlar çıkarabiliyorlar. Bunları daha iyi keşfetmek istediğim için 2 günlük bir tur yapmak istedim.

köprü

Her köşesinde farklı bir lezzet!

Yemek yemeye otelden çıkınca başlıyor, yatağa dönene kadar devam ediyordum. Mükemmel ötesi tiramisu ve makarnalar yedim. Mesela 2 günde 8 çeşit makarna, 6 farklı tiramisu, 5 çeşit meze, 4 kruvasan, tadına baktım. İçtiğim kahvenin haddi hesabı yok ve içtiğim her kahve neredeyse mükemmel idi. Yediğim her yemeğin notunu aldım ve bazılarının fotografları çektim. Gittiğim restorantlardan bazıları oldukça kaliteli olmasına rağmen yemek sunumları gerçekten çok zayıftı, ben daha iyisini yapıyorum!

Roma’ ya gittiğin zaman Trestevere’ de bulunan Ferrera restorantına gidip mutlaka kızarmış enginar yemeni tavsiye ederim. Ağzın burnun yağ olsa da, buna deyiyor! Kızarmış enginar yemenin en güzel yanı; sapını, yaprağını, çöpüne kadar yer yerini yiyebiliyor olmamız. Bunu seveceksin! Bu mekanda yediğim diğer yemekler çok özel değil ve fiyatları bi tık yüksek. Mekanın çıkışında hemen solda kalan Pimm’s Pub’a gitmen ve orada yapılan farklı kokteyllerden tatmanı da öneririm. Eğer şansın varsa canlı müzik yapan gruba denk gelir, zamanını daha keyifli hale getirebilirsin.

Roma’ dan Florance’ ya trenle yolculuk;

Eğer hızlı tren kullanırsan yaklaşık 1 saat gibi bir sürede ulaşabilirsiniz. Bilet fiyatı gidiş-dönüş 60 avro. Fiyat biraz pahalı gibi gelse de, zamandan kazanıyorsun. Normal tren kullanırsan ücret neredeyse yaklaşık yarı yarıya düşüyor fakat yolculuk süresi bir o kadar artıyor. Bu da orada gezmenden gidecek yaklaşık 3-4 saate neden oluyor.

Florance’ ya yolun düşecek olursa, burada İtalya sınırları içerisinde yiyebileceğin en iyi makarna ve tiramisu satan restoranlara gideceksin demektir.

En iyi makarna ve tiramisu;

Mammillo Trattoria restoranı Firenze’de. Her ikisini de ekmek ile tabağı sıyırmak isteyeceğiniz lezzette. Hatta tok olsan bile 2. tabağı söyleyebileceğin derecede! Rezervasyonun yoksa sorun olabilir, bu yüzden dikkat etmek gerekir. Mekan genellikle yerli halk tarafından dolduğu için rezervasyon gerekli. Alınan ücret, her kuruşunu hakediyor. Garsonlar ilgili ve sıcak kanlı. Mekanda hesap geldiği zaman adisyon ile birlikte bir de kalem veriliyor, adisyonun altına bırakacağın bahşişi yazıyorsun ve kalemi sana bırakıyorlar.

11

 

Kahve;  Yine Firenze’ da geniş bir sokak arasında bulunan Caffe la Pasta  kahvesi son derece lezzetli. Tiramisu’ nun tadı da hatrı sayılır güzellikte. Küçük bir shot bardağında  servis etmeseler daha iyi olacak ama, 2. porsiyonu sipariş olmak için başka seçenekleri yok sanırım!

tiramisu shot

10 numara 5 yıldız’lı pub; İl Santino ( gastronomia ) 20′ den fazla çekiş peynir, taptaze ve farklı ekmekleri ile hazırladıkları kanepeler’ den ayrılmak istemeyeceğiniz bir yer. Saat 18:30 gibi gidersen sakin ve sessiz bir şekilde prosecco’nu yudumlarsın ve sohbet edebilirsin. Ama iş 19:30′dan sonraya kalırsa elini bile kaldıracak boşluk bulamazsın. Çalışanlar birbirinden mükemmel insanlar, hoşsohbetler ve ikramkarlar. Kesinlikle gidilmeli!

1

 

Pazar sabahı Roma’ da olacaksanız, kahvaltıda Kek, tatlı.. Allah ne verdiyse yiyeceksin demektir. 2 kruvasanı peş peşe yieceğin bir yer söylüyorum şimdi, Gusto Forno. Bu mekanda mozzerella peynirli sandviçlerinin de tadına bakmalısın. Herşey çok taze, sürekli fırından birşeyler çıkıyor ve anında tükeniyor. Turistler ve yerli halk bu mekanı tercih ediyor.

kruvasan

 

2 günlük seyahatin sonunda aldığım kiloları dert etmedim çünkü her kalorisine değdi! yine olsa yine yerim ve tekrar gideceğim.

Sevgiler.



Bir Cevap Yazın